25 Şubat 2025 Salı

Kışın Cilt Bakımı: Soğuk Havaya Karşı 3 Etkili İpucu

 

Kış aylarında soğuk hava, rüzgar ve düşük nem oranı cildimizi kurutarak hassaslaştırabilir. Cildinizin sağlıklı ve parlak kalması için bu kış bakım ipuçlarını mutlaka deneyin!

1.Yoğun Nemlendirici Kullanımı Şart!  

Soğuk hava cildi hızla kuruttuğu için hafif nemlendiriciler yerine içerisinde hyaluronik asit, seramidler ve gliserin gibi içerikler barındıran yoğun nemlendiriciler tercih etmelisiniz. Kışın özellikle gece yatmadan önce cildi derinlemesine nemlendirmek çok önemli.

2. Dudak ve Eller İçin Ekstra Bakım 

Kış aylarında dudaklar ve eller en çok kuruyan bölgelerden. Shea yağı, vazelin veya balmumu içeren dudak nemlendiricileri kullanarak dudaklarınızı koruyun. Ellerinizi ise düzenli olarak yoğun nemlendirici kremlerle besleyin.

3. Güneş Kremini Unutmayın

Kışın güneşin etkisi az gibi görünse de UV ışınları cilde zarar vermeye devam eder. Bu yüzden her gün en az SPF 30 içeren bir güneş koruyucu kullanarak cildinizi koruyun.

Bu kış cildinizin kurumasını ve tahriş olmasını önlemek için yukarıdaki ipuçlarına ek olarak bir tavsiyem var. Vaseline Gluta-HYA serisi, GlutaGlow ve hyalüronik asit içeren formülü ile 5 günde daha aydınlık ve parlak* bir cilt sağlar. Serum etkili formülü ile ciltte hızla emilir, yağlı ve yapışkan bir his bırakmaz.  

Vaseline Gluta-Hya Serum Etkili Losyonları incelmek için tıkla.

*Aydınlık ve parlaklık iddiası ürün kullanılmadan önceki haline kıyasladır. Düzenli kullanımla yapılan klinik testlere göre.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Ramazan Ayı Geliyor: Mutluluk, Huzur ve Bereketin Ayı

İçimizi ısıtan, ruhumuzu huzurla dolduran mübarek Ramazan ayı yaklaşıyor. 
On bir ayın sultanı olarak anılan bu kutsal ay, sadece oruç ibadetiyle değil, beraberinde getirdiği manevi atmosferle de kalplere dokunuyor. Ramazan, paylaşmanın, affetmenin ve birlik olmanın en güzel örneklerini sunan bir zaman dilimi olarak bizleri kucaklıyor.
Ramazan’ın gelişiyle birlikte evlerimize huzur, sofralarımıza bereket ve kalplerimize mutluluk doluyor. İftar sofralarında bir araya gelmenin, sevdiklerimizle aynı lokmayı paylaşmanın verdiği huzur tarifsizdir. 
Sahurda uyanmanın, dualarla yeni bir güne başlamanın verdiği maneviyat ise insanı derinden etkiler. Ramazan, sadece aç kalmak değil; sabırla, şükürle ve yardımlaşma ruhuyla geçirilen bir ibadettir. 
Bu mübarek ay, sadece midemizi değil, ruhumuzu da arındırmanın bir vesilesidir. Ramazan, kin ve nefret yerine sevgi ve hoşgörüyü koymanın, dargınlıkları unutup barışmanın, paylaşmanın ve yardımlaşmanın en güzel yaşandığı zamanlardan biridir. İhtiyaç sahiplerine uzatılan bir yardım eli, yapılan bir hayır, paylaşılan bir lokma, Ramazan’ın bereketini daha da artırır. Her gelen Ramazan ayında, içimizi kaplayan huzur ve mutluluğun daim olması dileğiyle… 
Bu ayın getirdiği manevi atmosferi en güzel şekilde yaşamak ve yaşatmak temennisiyle, Ramazan ayımız mübarek olsun!

30 Nisan 2017 Pazar

Yaren Geliyor

              O kadar uzun zaman oldu ki senin not defterini tutmayalı miniğim. Biliyorum suçluyum ama fırsat bulma konusunda pek iyi olamadım. Genellikle sana zaman ayırıyorum. Birlikte vakit geçirmek daha eğlenceli. Bu sürece bir okul hayatı bir dükkan ve bir kardeş sığdırdık :)

             Kardeşinin adı senin eserin. Bizimde hoşumuza gitti. O artık YAREN :) Bunun hikayesini sen büyüyünce anlatacağım  sana.

26 Eylül 2016 Pazartesi

Yağız Okula Başladı

1 senedir yazmaya fırsat bulamıyorum desem. Sebebi için tık tık ;)
Yağız yazın gittiği kreş fiyaskosundan sonra çok şükür yeni eğitim ve öğretim yılında Aktaş Anaokulu'ndaki öğretmenini ve okulu çok sevdi. Öğretmenin işini sevmesi çok önemli. Çok bilinçli, mesleğini seven, çocukları seven, çok sevecen bir öğretmenimiz var; Neslihan Öğretmen. Sabah kakınca gitmeyeceğim demiyor asla. Yazın ağlaya ağlaya zorla götürüyorduk. Zaten 4 hafta sonra götürmedim. İlk günden son güne kadar. 2. haftada olmasına rağmen çok sevdi. 
Hafta sonu okulundan bahsetti, öğretmenine anlatacakları varmış, falan filan. Bakalım gelen günler bize neler gösterecek. 

'

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Kitaplığın Var Senin :)

Sen doğduğundan beri her ay senin için 3 kitap alıyorum. Okumaya başlayana kadar yapacağım. Sen okumayı öğrendiğinde kocaman bir kitaplığın olacak. Kitap sever bir anneden de bu beklenir annem. İstiyorum ki kitaplarla ayrı bir dünyan olsun. Onları sev, koru. Oku, oku, oku...
Okumak iyidir annecim. Ufkun gelişir, hayata bakışın, hayal gücün gelişir. Matemetiği anlaman bile daha iyi olur. 
Şimdiye kadar 22x3= 66 okuma kitabın var. Tabi bunların dışında boyama kitapların, öğretici kitapların, anneannenin senin için aldığı ilginç kitapların ayrı. Hayalimde ki kitaplığı belki de seninle yaparız bebeğim :) Neden olmasın? 


1 Mayıs 2015 Cuma

Anneannene sarılmanı yesinler



O kadar hızlı büyüyorsun ki, takip etmekte zorlanıyorum artık.Hele ki afacanlıklarına hiç yetişemiyorum. Bazen deli ediyorsun beni. Allahımmmmm çıldırıyorummm diyorum. Aslında çıldırmak değilde dinlenememek. Sen sağlıklı ol da ben dinlenirim. Şimdi çalıştığım için anneannen bakıyor sana. Anneanneni çok seviyorsun. Ama anneannende seninle çok güzel ilgileniyor. Neyi ne zaman yersin, neyden hoşlanırsın çok iyi biliyor. Ben nasıl seninle ilgileniyorsam anneannende aynı şekilde ilgileniyor. Tabi ki sende sevgiyi hissedince daha çok seviyorsun.Zaten tam bir sevgi çocuğusun. Hep öpüyor ve seviyorsun. Ama bu aralar istediğin olmayınca çılgınlar gibi bağırıyorsun. Eyvahh sanırım 2 yaş sendromu bekliyor bizi :)







19 Mart 2015 Perşembe

Annesinin Huysuzu :)

Bugünler bir huysuzluk var ki üstünde anlatamam.
 Biz senin böyle huysuz olmana alışık değiliz. Sebebi geç çıkan dişlerin. Süt dişlerinin yanındakiler çıkmadan azı dişlerin çıktı.
 Eee tabi birde 21. aya doğru ilerliyoruz. Zaman ilerledikçe ağrında çok oluyor. 
Kıyamam ben sana bebeğim :) 
Hayat böyle işte annem, hiçbir şey zamanında olmayabilir ve acıların büyük olabilir. Ama sen ayakta ve güçlü olmasını bil.
 Olabildiğim kadar yanında ve arkanda olacağım zaten. Ama bir gün Allah yeter diyecek ve göçeceğim bu diyardan. Ama sen hep güçlü olacaksın bebeğim. 
Seni çok seviyorum annesinin bal aşkı.

10 Mart 2015 Salı

Saçların Bana Benzemiş :)


Bana benzememişsin diye dert yanan annen, gittikçe annene benzemeni hayranlıkla izlemekte :) Mesela ne mi? Şimdilik inatçılığın. 
Gerçi babanda ki inat ve annende ki inat voltran oluşturmuş. 
Bu arada Voltran eski bir çizgi film. 
İnternetten izleyebilirsin. 
Muhtemelen sen büyüdüğünde sana çok saçma gelecek.
Ama biz bunlarla büyüdük :) Başka ne mi benziyor? Tabi ki saçların. 
Saçların uzadığında şekilsizce büyüyor. 
İlla ki bir kuaför görmen gerek. Annen gibi :)  
Dedenin bu durum için bir tabiri var, yani uzayan saçların için; 
Veresiye verenler gibi oldun :) 
Deden bazen kendine de söylüyor bu deyimi.
Sadece sana özel değil yani :)


27 Şubat 2015 Cuma

Adım Adım Setin

Senin ruhsal, beyinsel, duygusal ve bedensel gelişimin için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Birlikte sağlıklı ve kaliteli vakit geçirmeye çalışıyoruz. 
Babanda bende çok çabalıyoruz. 
Bu çabamızı daha da profesyonelce yapmak adına sana bir set satın aldık. 
12 ay boyunca eve senin gelişimine uygun olarak kitaplar, faaliyetler ve oyuncaklar gelecek. 
3 aydır geliyor. Bizde sende bu durumdan şimdilik çok memnunuz bebeğim :)
Sen zaten hem kitapları hem de oyuncakları çok seviyorsun. 
Biz de bunu daha bilinçli yapma sevinci yaşıyoruz :) Seni çok seviyorum bebeğim...


24 Şubat 2015 Salı

Öp Öp Öp Doyamadın


Anneannen sana sevgisini çok gösterdiği için, sevildiğini de bildiğin için anneannene çok şımarıyorsun. 
Ama bu şımarıklık yaramazlık olarak değil bebeğim. 
Tatlı şımarıklık :)
Bundan kastım durup durup, suratını en muzip hala sokup anneanneni sürekli öpüyorsun.Yanağından öpemezsen bacağına sarılıp öpüyorsun, o olmazsa elini yakalayıp öpüyorsun. Anlayacağın anneanne sevgisi çok büyük.
 Bende anneannemi çok seviyorum. 
Bu duygu çok güzel bir duygu. Ömrün boyunca bu duygudan kopma inşallah canımın içi...


21 Şubat 2015 Cumartesi

Ruhu Gümüş Oğlum

Sen 34 günlükken Gümüş melek oldu, uçtu. Çok istiyordum onunla büyümeni.
Çok tatlı ve akıllı bir kediydi. Asildi bir kere. 
Tuvaletine bir kere girer temizlenmeden  kesinlikle girmezdi. 


 İstemediği bir şey yapıldığında küser trip atardı. Tam bir sevgi arsızıydı. 
Hep beni sev diye yanıma gelirdi. Yanağımdan öperdi. 


 İllaki ayakucumda yatardı. Lavaboya giren birini görürse 
ondan önce banyoya girer beklerdi. 
Yakalayamazsa kapının önünde bekler, ağlardı, içeride ki çıkana kadar. 
Çok uyumlu bir kediydi. 
Her ortama ayak uydurur çok çabuk yola gelirdi.


Buraya kadar anlattıklarım sende de var :) 
Sadece seni 3 aylıktan beri odanda tek başına yatırdığım için arada bizimle yatmak istiyorsun. Bizde onu çok görmüyoruz. 
Bezini bir kere ıslat kesinlikle istemezsin onu altında. 
Bir şeye kızınca trip atıyorsun. Kızdığını ve küstüğünü belli ediyorsun. 
Ve tabiki lavaboyu kullanan kim olursa olsun ondan önce banyoya giriyorsun.
 Giremezsen kapının önün de ağlıyorsun. 
Çıkınca da numaradan ağladığın belli olsun diye kocaman gülüyorsun. 
Canımın içi oğlum benim :)


19 Şubat 2015 Perşembe

Temizlik Düşkünü


Her gün açılan süpürgeden kaynaklı sanıyorum :) Temizlik yapmaya bayılıyorsun. 
Temizlik yapmak o kadar zor ki seninle. Gün içerisinde sadece süpürsem bile 
sana yakalanmamak için hızlı hızlı temizlik yapıyorum. O da ya çok sinir bozucu 
ya da çok komik oluyor. Sırf beni temizlik yaparken rahat bırak diye 
sana küçük bir temizlik seti aldım. 


Onunla da perişan ediyorsun kendini. Koltuk altlarını siliyorsun sürekli :) 
Tamam annecim yeter desem de "aauu aauuu" diye cevap verip devam ediyorsun. 


Her seferinde söylüyorum sana buraya da not düşeyim de unutma :) 
Hep diyorum ki sana annem "büyüyünce de bana böyle temizlik yap annem, 
yapmazsan sorarım sana :)" Göreceğiz bakalım. Büyüyünce nasıl olacaksın.


Erkek çocuklarına her şey öğretilmeli diye düşünüyorum. 
Dayına ve dedene benzerse huyların zaten çok titiz bir insan olursun :) 
Öyle ol diye uğraşıyorum bende. Erkek dediğin derli toplu, düzenli, 
temiz ve titiz olur bunu unutma annem.


Bu temizlik tutkusu büyüyünce de devam etsin. 
Hatta bu yazıyı okuyunca
 eğer eşine yardım etmeyen, dağınık, orta derece temizliğe önem veren 
biriysen kalk ve kendine gel annem.


Ama öyle olma diye elimden geleni yapıyorum ve yapacağım. 
Seni seviyorum bebeğim :)

7 Ocak 2015 Çarşamba

Öksürük denen illet

Bebeğim, doğduğundan beri hiç grip ya da soğuk algınlığına yakalanmadın. Bazen sokakta ya da alışveriş merkezinde gördüğün sürekli öptüğün ve sarıldığın çocuklardan bulaşır gibi oluyor ama bağışıklığın kuvvetli olduğu için atlatıyordun. 


Ama bu sefer babaannenden sana geçti. Yine benim oğlum dik durdu gribe yakalanmadı. Ancak pis bir öksürük ve burun tıkanıklığı kaldı. Kulakların tam iyileşmediği için burnunun tıkanmaması gerekiyor. 


Buara ben geç geliyorum babaannende seni dışarı çıkarmadığı için temiz havada alamıyorsun ve bu durum süreklilik arz ediyor. 1-2 güne işlerimi toparlayıp seni gezmeye götüreceğim hemde her gün. Bünyen alışık olunca, evde huysuzlukta yapıyorsun. Ve gerçekten bu durum bir yerden sonra çekilmez bir hal alıyor bebeğim. Ben senin bu hallerine alışık değilim. Düzenin şaşınca senin bünyede şaştı tabi. Neyse iyileşmen ümidiyle minik kurbağam.

Sümüklüm benim :) Her fotoğrafta var. Allahtan çok belli değil :)

31 Aralık 2014 Çarşamba

MUTLU YILLAR BEBEĞİM :)

Bu yıl senin için yumurtadan çıkan civcivin piliç olma evresiydi :) Büyüdün, yürüdün, kendini ifade edebiliyorsun. Senin için 2015'ten beklentim çok. Umarım hepsini gerçekleştirebilirim. Mutlu musmutlu, sağlıklı, huzurlu, başarılı yılların olsun bebeğim. Seni çok seviyorum.


30 Aralık 2014 Salı

Eğer su kurbağası görmediyseniz buyurun burada bir tane var :)

Evin içinde 5 dakika oturamama, bütün paramı sana harcama, rahat rahat banyo bile yapamama hatta lavaboya girememe, uzanıp kitap  okuyamama, keyif kahvesi içememe, çoğu zaman film izleyememe ve doğduğun günden beri kendimi ikinci plana atmama sebep olan sen minik kurbağam, sana olan sevgim nasıl oluyor da bu kadar büyük oluyor. Bu nasıl bir sevgi sonsuza kadar sürecek ve dünyalar kadar büyük olan.  


 Sen bana kendimi güçlü, kuvvetli, yenilmez, sevgi dolu, barış dolu, sırtım yere gelmez, gerektiğinde dış dünyaya acımasız ve savunmacı hissettiriyorsun.

Sana olan sevgim tarifsiz bebeğim. 2014 yılın çok güzel geçti. 2015'ten bizim için isteklerim büyük. Olması için elimden geleni yapacağım. Söz konusu sen ve senin geleceğin. Belki de sen bu yazıyı okurken benim senin için planladıklarım gerçekleşmiş olur. Sende benimle gurur duyarsın bebeğim :)

Neyse fazla duygusallığa gerek yok :)

Hııı bu aralar seninle en büyük sıkıntımız BANYO. Doğduğundan beri her gün yıkanmanın verdiği bir alışkanlık olsa gerek. (artık 2 günde 1 yıkıyorum seni. Çünkü çok yoruluyorum.. Arada bir gün bende dinleneyim :) ) "Hadi annecim bıcı bıcı" diyorum  ve sen jet hızıyla banyoya koşuyorsun. Eğer duşa kabin açıksa üzerindeki kıyafetlerle kabinin içine atlıyorsun. Eğer açık değilse  avazın çıktığı kadar bağırıyorsun :) Banyoya girince de çıkması bir sorun oluyor. Suda oyna en azından diye sana bebeklik küvetini çıkarttım. Çıkartmasa mıydım acaba? Su kurbağam benim :) Seni çok seviyorum annemmmmm :)


19 Kasım 2014 Çarşamba

Boynu Bükük Küheylanım

Geçtiğimiz hafta, öğle uykusunda uyandıktan bir kaç dakika sonra kulağının arkasını tutarak ağlamaya başladın. Kulaktan kaynaklı diye hemen Serap Hanım'a gittik. 
Ama kulakla ilgili bir sorun değildi. O zaman diş dedik. Akşam 22.30 gibi artık boynunu çeviremediğin için ara ara ağlamanın sebebini anladık. 
Boynun tutulmuştu. 

Hemen Gülsüm Abla'yı aradık. 
Bize bebeklerde boyun tutulmasının pek gözükmediğini yarın hemen genel cerraha gitmemizi söyledi. Ama telaş yapmayın küçük bir ihtimalde olsa tutulabilir dedi. 
Ertesi gün sabahın bir vakti doktora gittik. Muayenemizi olduk. 
Doktorda şaşırdı ama evet boynun tutuldu bebeğim.
Bebeklerin kas yapısı esnek olduğu için genellikle omur ilik zedelenmelerinde yada doğuştan sakatlıklarda görülürmüş boyun tutulması. 

Çok şükür ki öyle bir şey çıkmadı. Yine bir ilki başardın ve çok düşük bir ihtimal olan boyun tutulmasını başardın bebeğim. 
Doktor sadece boynunu sıcak tutun, hiçbir şey sürmeyin,gerekirse
 zeytinyağı ile masaj yapın, 2 güne geçer dedi. Çok şükür geçti. Ama yerinde durmak nedir bilmediğin için boynun her an yine tutulabilir bebeğim :)
(Allah korusun)

17 Kasım 2014 Pazartesi

Temizlik Yapmak Çok Zor

Temizlik yapmanın bu kadar zor olduğunu hiç düşünmezdim.
Düzenli olmayı, temiz olmayı severim. Ama sen hayatıma girdiğinden beri çok zorlanıyorum. Hele ki yürümeye başladığından beri.Ya önüme atlıyorsun ya süpürgenin üzerine oturuyorsun. Ütü yapıyorsam ütünün kablosunu tutuyorsun.
Ben ütüyü bırakana kadar bırakmıyorsun. 
Ben iş yapmayı bırakınca o kadar mutlusun ki bebeğim. 
Artık çalışma hayatına geri döndüğüm için, bol bol çalışıp eve temizlikçi tutma kararı aldım. Senden kıymetli bebeğim :)


12 Kasım 2014 Çarşamba

Ne Dişmiş Arkadaş

İlk dişini geç çıkarttın bebeğim. (Hatırlamak isteyen varsa buyrun)11. Ayındaydın. Şuan 16 aylıksın. 4 tane dişin var. Çıkmak bilmediği gibi çıkarken de çok zorluyor. 
Şuan diş çıkartıyorsun ve çok zorluyor seni. Geç çıkan diş iyi olur derler. 
Doktorun da aynısını söylüyor.
 Kolay kolay çürümez dökülmez diyor. 
İnşallahh
Ama biran önce çıksa da kurtulsak hep beraber :)


11 Kasım 2014 Salı

Anneni Kızdırınca


Bu aralar araştırma, karıştırma, analiz etme ve öğrenme dönemindesin. Genellikle serbest bırakıyorum seni. Tabi ki sürekli gözetimim altındasın. Gelelim asıl meseleye :)
Bir çekmeceyi karıştırıyorsun, dağıtıyorsun. Sonra ben topluyorum sana da anlatıyorum o şekilde oyun olmayacağını. "hı hı" diyerek onaylıyorsun beni. Arkamı dönüp gitmeye kalkıyorum ki dağıtmaya başlıyorsun. Bu sefer sana kızıyorum sesimi yükseltiyorum.  Sen de bana birşeyler söylüyorsun. Ben tavrımı bozmayınca öpücük ata ata yanıma gelip sarılıyorsun. Bebeğim benim. Kurban olurum ben senin sarılmalarına. Sana ara bir sesimi yükseltsem de bu senin iyiliğin için minik kurbağam. Çok şükür ki beni zorlamadan dinliyorsun :) 

4 Kasım 2014 Salı

Teknolojiden Uzak Yavrum

Doktorumuzun uyarıları ve benim okuduklarımın sonucunda doğduğundan beri seni tv, telefon ve bilgisayardan uzak tutuyorum. Eline versem bile kafa çeviriyorsun. 16 aylık oldun, tam da benim istediğim gibi ve zihinsel gelişimin için teknolojiden çok uzaksın. Her şeyin bir zamanı var. 2 yaşına kadar uzak kalacaksın. Sonrasında dakikalarımız var. 
Senin yaşında olup ta bütün gün çizgi film izleyen çocuklar var maalesef. Biz bunların yerine seninle kalite zaman geçirebildiğimiz bir sürü faaliyet yapıyoruz bebeğim.  Bu yüzden sanırım oyun oynamayı çok seviyorsun.
Her şey senin için :)