Sen doğduğundan beri her ay senin için 3 kitap alıyorum. Okumaya başlayana kadar yapacağım. Sen okumayı öğrendiğinde kocaman bir kitaplığın olacak. Kitap sever bir anneden de bu beklenir annem. İstiyorum ki kitaplarla ayrı bir dünyan olsun. Onları sev, koru. Oku, oku, oku...
Okumak iyidir annecim. Ufkun gelişir, hayata bakışın, hayal gücün gelişir. Matemetiği anlaman bile daha iyi olur.
Şimdiye kadar 22x3= 66 okuma kitabın var. Tabi bunların dışında boyama kitapların, öğretici kitapların, anneannenin senin için aldığı ilginç kitapların ayrı. Hayalimde ki kitaplığı belki de seninle yaparız bebeğim :) Neden olmasın?
Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Mayıs 2015 Pazartesi
27 Şubat 2015 Cuma
Adım Adım Setin
Senin ruhsal, beyinsel, duygusal ve bedensel gelişimin için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Birlikte sağlıklı ve kaliteli vakit geçirmeye çalışıyoruz.
Babanda bende çok çabalıyoruz.
Bu çabamızı daha da profesyonelce yapmak adına sana bir set satın aldık.
12 ay boyunca eve senin gelişimine uygun olarak kitaplar, faaliyetler ve oyuncaklar gelecek.
3 aydır geliyor. Bizde sende bu durumdan şimdilik çok memnunuz bebeğim :)
Sen zaten hem kitapları hem de oyuncakları çok seviyorsun.
Biz de bunu daha bilinçli yapma sevinci yaşıyoruz :) Seni çok seviyorum bebeğim...
Etiketler:
Annelik,
Babacığın,
Bebek bakımı,
Bebek Bilgisi,
Keyifli Dakikalar,
Kitaplar
3 Şubat 2014 Pazartesi
Minik Kütüphanen
Doğduğundan beri her ay 2 kitap alıyorum senin için. Okumaya başladığında minik bir kütüphanen olacak. Ben kitapları, onları okumayı ve değer vermeyi çok seviyorum.Deden öğretti bana da bu kitap sevgisini. Seninde öyle olmanı istiyorum. Deden gibi, benim gibi, baban gibi çok kitap oku istiyorum. Bunun için iyi bir alt yapı oluşturuyorum. Öncelikle aylık kitap alımıyla başladım. Ayrıca kitapçıları gezmeyi çok seven annen tabi ki senide götürüyor ve oralarda iyi vakit geçiriyoruz. Hatta Ceylan Kitap Kültür'de sana "minik okuyucu" diyorlar :) Şu aşamadayken yani daha yaşına girmemişken, sana uygun öğretici kitaplar var. Onlardan alıyorum sana, çok hoşuna gidiyor o kitapları incelemek, küçük kitap kurdum benim.
31 Ağustos 2013 Cumartesi
Zafer Bayramımız Kutlu Olsun
Canımın içi, daha önce sana az da olsa Atatürk'ten Atamızdan bahsettim. Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı. Zafer Bayramı, Dumlupınar'da Mustafa Kemal'in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni (Büyük Taarruz) anmak için kutlanan bayramdır. Sana bunları, büyüdüğünde dedenin bana anlattığı gibi anlatacağım. Dedenin bana tarihi sevdirdiği gibi bende sana sevdireceğim. Atatürk'ümüzü anlatacağım sana. Atamızın iyi bir konuşmacı ve lider olduğunu, sabırlı, disiplinli, ileri görüşlü, yenilikçi, zeki, çalışkan, kararlı, azimli, eşitlikçi, adil, alçak gönüllü, hoşgörülü olduğunu, bilime ve sanata önem verdiğini, vatanını ve milletini seven, kararlarını düşünerek veren, çocukları çok seven, kadınlara karşı son derece saygılı ve duyarlı bir insan olduğunu anlatacağım. Sana kitaplar vereceğim okuman için, dedenin bana verdiği kitaplar gibi :) Birlikte okuyup yorumlayacağız. Belki birlikte Atamızın Selanik'te ki evini ziyaret ederiz. Neden olmasın? Birlikte gezilecekler listesine bu fikride eklemeliyim minik kurbağam benim.
Not: Bu arada sana bu satırları yazarken göğsümde yatıyorsun. Kokunu içime çeke çeke yazıyorum. Büyüyünce sana bu ne hissettirecek çok merak ediyorum fıstığım:)
26 Temmuz 2013 Cuma
Kadın Kendini Anneliğe Hazırlamalı Mı Yoksa Zaten Hazır Mı?
Gebe kadının vücudunda bütün gebelik boyunca önemli fiziki ve kimyasal birçok değişmeler olur. Bir de psikolojik tabi ki. Ah o hormonlar yok mu değişen hormonlar :) İçinizdeki o küçük varlığı hissetmeye başladığınızda aslında annelik başlamış sayılıyor. İçgüdüsel olarak onu her şeyden koruyorsunuz. Koşarak üzerinize gelen çocuktan, arabalardan, soğuktan, sıcaktan, bisikletlilerden, tüm yollar benim dercesine yürüyen insan kılıklılardan,... Elinizle kolunuzla karnınızı tutarsınız. Bütün hamileler içgüdüsel olarak yapar bunu zaten. "Aman çocuğuma zarar gelmesin". Ben bir de bunun doğumdan sonrasını düşünür oldum. Yine inanıyorum ki içgüdüsel olarak yapacağım çok şey var, emzirmek, uyutmak, sakinleştirmek,... Ama asıl sorun bebeğime nasıl davranmalıyım? Klasik bir anne olmaktan kaçınmak için elimden geleni yapıyorum. Mesela çeşitli kitaplar temin ettim, okuyorum. Çok yararı olduğunu düşünüyorum. Tüm hamilelere tavsiye ediyorum.Bilinçli bir şekilde bebek büyütmek, genellikle doğru bilinen yanlışları yapmamak için okuyun. "Ya kitapta başka, gerçek hayatta başka" demeyin sakın. Zaten ilk orada kaybedersiniz. Denemekten zarar çıkmaz, değil mi?
Yaptığım gözlemlere dayanarak diyorum ki, bebeklerini belli bir yaşa kadar kendileri büyüten (anneanne, babaanne,...olmadan) arkadaşlarımın çocukları gerçekten çok akıllı, laf dinleyen, yerinde şımarmayı bilen çocuklar. Yani tam çocuk kavramına uyuyorlar. Tabi ki çocuktan bütün gün oturmasını bekleyemezsiniz. Ama çocuğunuzun arsız, şımarık, terbiyesiz,... olmasının tek sebebi her dediğini yapan 3. kişiler. Anne baba birlik olursa, söz birliği yaparsa (arkadaşlarımdan ve okuduğum kitaplardan yola çıkarak söylüyorum), 3. kişiler belli bir yere kadar karışırsa (anne babanın izin verdiği ölçüde) çocuk yetiştirmek mükemmel bir duygu. Umuyorum Yağız'ı da bu şekilde yetiştirebiliriz. En azından elimden gelenin fazlasını yapacağım. Zaten gurbetteyim, bebeğimi kendim büyüteceğim. Önemli olan ona hayatla nasıl savaşması gerektiğini öğretmek, her istediğini yapmamak, doğruyu öğretmek ama yanlışında da yanında olmak(insanız hatalar yapabiliriz), yokluğu öğretmek, insanlar arasında ayrım yapmamayı öğretmek (mesela küçükken sorarlardı " Anneni mi babanı mı çok seviyorsun?" bu kadar saçma bir soru yok gerçekten), geçmişini tarihini bilmesini sağlamak, kitap okumaya teşvik etmek, hedef belirlemeyi öğretmek, küçükle küçük büyükle büyük olmayı öğretmek, saygı duyarak saygı duymayı öğretmek, Dürüstlüğün önemini iftiranın kötülüğünü anlatmak,hayvanları ve insanları sevmesini sağlamak, hayatta illaki iyi yerlere gelmek zorunda olmadığını anlatmak, yardımlaşmanın güzelliği anlatmak, dostluğun arkadaşlığının önemini anlatmak konuşarak her şeyin hallolabileceğini anlatmak ,.... Tabi ki bunların hepsini anne babası yapacak ki çocuk ilk önce görerek öğrenecek. Ondan sürekli bir şeyler beklemek saçma değil mi? Sonuçta beyaz bir sayfaya ne yazarsan onu okursun. Anne baba olarak ta, dünyayı onun gözünden görebilmeyi, koşulsuz olarak sevmeyi ve sevilmeyi, onu güldürmeyi ve mutlu etmeyi, öğrenirken ve büyürken görmekten zevk almayı, annenin vücudunun bir mucize yaratmasını seyretmeyi, ona sadece sarılmayı ve öpmeyi, bazen mantıksız davranma lüksüne sahip olmayı, yeniden oyuncaklarla oynamayı öğrenmek gerekiyor sanırım. Bakalım bizi neler bekliyor. Allahım yanımızda ol :)
Not: Aramızda kalsın ben kendimi hazır hissediyorum artık. Sadece Yağız eksik:)
Okuduğum ve tavsiye ettiğim kitaplar:
- Merhaba Bebek- Sinem Olcay Kademoğlu,
2. Bebekler İçin Beyin Geliştirici Zeka Oyunları- Jackie Silberg
3. Bebek Gelişiminde Oynayarak Öğrenme- Penny Warner
4. Emzirme Sanatı
5. Bebeğinizin İlk Yılında Sizi Neler Bekler-Arlene Eisenberg
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


.jpg)





