Yağız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yağız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2016 Pazartesi

Yağız Okula Başladı

1 senedir yazmaya fırsat bulamıyorum desem. Sebebi için tık tık ;)
Yağız yazın gittiği kreş fiyaskosundan sonra çok şükür yeni eğitim ve öğretim yılında Aktaş Anaokulu'ndaki öğretmenini ve okulu çok sevdi. Öğretmenin işini sevmesi çok önemli. Çok bilinçli, mesleğini seven, çocukları seven, çok sevecen bir öğretmenimiz var; Neslihan Öğretmen. Sabah kakınca gitmeyeceğim demiyor asla. Yazın ağlaya ağlaya zorla götürüyorduk. Zaten 4 hafta sonra götürmedim. İlk günden son güne kadar. 2. haftada olmasına rağmen çok sevdi. 
Hafta sonu okulundan bahsetti, öğretmenine anlatacakları varmış, falan filan. Bakalım gelen günler bize neler gösterecek. 

'

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Kitaplığın Var Senin :)

Sen doğduğundan beri her ay senin için 3 kitap alıyorum. Okumaya başlayana kadar yapacağım. Sen okumayı öğrendiğinde kocaman bir kitaplığın olacak. Kitap sever bir anneden de bu beklenir annem. İstiyorum ki kitaplarla ayrı bir dünyan olsun. Onları sev, koru. Oku, oku, oku...
Okumak iyidir annecim. Ufkun gelişir, hayata bakışın, hayal gücün gelişir. Matemetiği anlaman bile daha iyi olur. 
Şimdiye kadar 22x3= 66 okuma kitabın var. Tabi bunların dışında boyama kitapların, öğretici kitapların, anneannenin senin için aldığı ilginç kitapların ayrı. Hayalimde ki kitaplığı belki de seninle yaparız bebeğim :) Neden olmasın? 


1 Mayıs 2015 Cuma

Anneannene sarılmanı yesinler



O kadar hızlı büyüyorsun ki, takip etmekte zorlanıyorum artık.Hele ki afacanlıklarına hiç yetişemiyorum. Bazen deli ediyorsun beni. Allahımmmmm çıldırıyorummm diyorum. Aslında çıldırmak değilde dinlenememek. Sen sağlıklı ol da ben dinlenirim. Şimdi çalıştığım için anneannen bakıyor sana. Anneanneni çok seviyorsun. Ama anneannende seninle çok güzel ilgileniyor. Neyi ne zaman yersin, neyden hoşlanırsın çok iyi biliyor. Ben nasıl seninle ilgileniyorsam anneannende aynı şekilde ilgileniyor. Tabi ki sende sevgiyi hissedince daha çok seviyorsun.Zaten tam bir sevgi çocuğusun. Hep öpüyor ve seviyorsun. Ama bu aralar istediğin olmayınca çılgınlar gibi bağırıyorsun. Eyvahh sanırım 2 yaş sendromu bekliyor bizi :)







19 Mart 2015 Perşembe

Annesinin Huysuzu :)

Bugünler bir huysuzluk var ki üstünde anlatamam.
 Biz senin böyle huysuz olmana alışık değiliz. Sebebi geç çıkan dişlerin. Süt dişlerinin yanındakiler çıkmadan azı dişlerin çıktı.
 Eee tabi birde 21. aya doğru ilerliyoruz. Zaman ilerledikçe ağrında çok oluyor. 
Kıyamam ben sana bebeğim :) 
Hayat böyle işte annem, hiçbir şey zamanında olmayabilir ve acıların büyük olabilir. Ama sen ayakta ve güçlü olmasını bil.
 Olabildiğim kadar yanında ve arkanda olacağım zaten. Ama bir gün Allah yeter diyecek ve göçeceğim bu diyardan. Ama sen hep güçlü olacaksın bebeğim. 
Seni çok seviyorum annesinin bal aşkı.

24 Şubat 2015 Salı

Öp Öp Öp Doyamadın


Anneannen sana sevgisini çok gösterdiği için, sevildiğini de bildiğin için anneannene çok şımarıyorsun. 
Ama bu şımarıklık yaramazlık olarak değil bebeğim. 
Tatlı şımarıklık :)
Bundan kastım durup durup, suratını en muzip hala sokup anneanneni sürekli öpüyorsun.Yanağından öpemezsen bacağına sarılıp öpüyorsun, o olmazsa elini yakalayıp öpüyorsun. Anlayacağın anneanne sevgisi çok büyük.
 Bende anneannemi çok seviyorum. 
Bu duygu çok güzel bir duygu. Ömrün boyunca bu duygudan kopma inşallah canımın içi...


21 Şubat 2015 Cumartesi

Ruhu Gümüş Oğlum

Sen 34 günlükken Gümüş melek oldu, uçtu. Çok istiyordum onunla büyümeni.
Çok tatlı ve akıllı bir kediydi. Asildi bir kere. 
Tuvaletine bir kere girer temizlenmeden  kesinlikle girmezdi. 


 İstemediği bir şey yapıldığında küser trip atardı. Tam bir sevgi arsızıydı. 
Hep beni sev diye yanıma gelirdi. Yanağımdan öperdi. 


 İllaki ayakucumda yatardı. Lavaboya giren birini görürse 
ondan önce banyoya girer beklerdi. 
Yakalayamazsa kapının önünde bekler, ağlardı, içeride ki çıkana kadar. 
Çok uyumlu bir kediydi. 
Her ortama ayak uydurur çok çabuk yola gelirdi.


Buraya kadar anlattıklarım sende de var :) 
Sadece seni 3 aylıktan beri odanda tek başına yatırdığım için arada bizimle yatmak istiyorsun. Bizde onu çok görmüyoruz. 
Bezini bir kere ıslat kesinlikle istemezsin onu altında. 
Bir şeye kızınca trip atıyorsun. Kızdığını ve küstüğünü belli ediyorsun. 
Ve tabiki lavaboyu kullanan kim olursa olsun ondan önce banyoya giriyorsun.
 Giremezsen kapının önün de ağlıyorsun. 
Çıkınca da numaradan ağladığın belli olsun diye kocaman gülüyorsun. 
Canımın içi oğlum benim :)


19 Şubat 2015 Perşembe

Temizlik Düşkünü


Her gün açılan süpürgeden kaynaklı sanıyorum :) Temizlik yapmaya bayılıyorsun. 
Temizlik yapmak o kadar zor ki seninle. Gün içerisinde sadece süpürsem bile 
sana yakalanmamak için hızlı hızlı temizlik yapıyorum. O da ya çok sinir bozucu 
ya da çok komik oluyor. Sırf beni temizlik yaparken rahat bırak diye 
sana küçük bir temizlik seti aldım. 


Onunla da perişan ediyorsun kendini. Koltuk altlarını siliyorsun sürekli :) 
Tamam annecim yeter desem de "aauu aauuu" diye cevap verip devam ediyorsun. 


Her seferinde söylüyorum sana buraya da not düşeyim de unutma :) 
Hep diyorum ki sana annem "büyüyünce de bana böyle temizlik yap annem, 
yapmazsan sorarım sana :)" Göreceğiz bakalım. Büyüyünce nasıl olacaksın.


Erkek çocuklarına her şey öğretilmeli diye düşünüyorum. 
Dayına ve dedene benzerse huyların zaten çok titiz bir insan olursun :) 
Öyle ol diye uğraşıyorum bende. Erkek dediğin derli toplu, düzenli, 
temiz ve titiz olur bunu unutma annem.


Bu temizlik tutkusu büyüyünce de devam etsin. 
Hatta bu yazıyı okuyunca
 eğer eşine yardım etmeyen, dağınık, orta derece temizliğe önem veren 
biriysen kalk ve kendine gel annem.


Ama öyle olma diye elimden geleni yapıyorum ve yapacağım. 
Seni seviyorum bebeğim :)

7 Ocak 2015 Çarşamba

Öksürük denen illet

Bebeğim, doğduğundan beri hiç grip ya da soğuk algınlığına yakalanmadın. Bazen sokakta ya da alışveriş merkezinde gördüğün sürekli öptüğün ve sarıldığın çocuklardan bulaşır gibi oluyor ama bağışıklığın kuvvetli olduğu için atlatıyordun. 


Ama bu sefer babaannenden sana geçti. Yine benim oğlum dik durdu gribe yakalanmadı. Ancak pis bir öksürük ve burun tıkanıklığı kaldı. Kulakların tam iyileşmediği için burnunun tıkanmaması gerekiyor. 


Buara ben geç geliyorum babaannende seni dışarı çıkarmadığı için temiz havada alamıyorsun ve bu durum süreklilik arz ediyor. 1-2 güne işlerimi toparlayıp seni gezmeye götüreceğim hemde her gün. Bünyen alışık olunca, evde huysuzlukta yapıyorsun. Ve gerçekten bu durum bir yerden sonra çekilmez bir hal alıyor bebeğim. Ben senin bu hallerine alışık değilim. Düzenin şaşınca senin bünyede şaştı tabi. Neyse iyileşmen ümidiyle minik kurbağam.

Sümüklüm benim :) Her fotoğrafta var. Allahtan çok belli değil :)

30 Aralık 2014 Salı

Eğer su kurbağası görmediyseniz buyurun burada bir tane var :)

Evin içinde 5 dakika oturamama, bütün paramı sana harcama, rahat rahat banyo bile yapamama hatta lavaboya girememe, uzanıp kitap  okuyamama, keyif kahvesi içememe, çoğu zaman film izleyememe ve doğduğun günden beri kendimi ikinci plana atmama sebep olan sen minik kurbağam, sana olan sevgim nasıl oluyor da bu kadar büyük oluyor. Bu nasıl bir sevgi sonsuza kadar sürecek ve dünyalar kadar büyük olan.  


 Sen bana kendimi güçlü, kuvvetli, yenilmez, sevgi dolu, barış dolu, sırtım yere gelmez, gerektiğinde dış dünyaya acımasız ve savunmacı hissettiriyorsun.

Sana olan sevgim tarifsiz bebeğim. 2014 yılın çok güzel geçti. 2015'ten bizim için isteklerim büyük. Olması için elimden geleni yapacağım. Söz konusu sen ve senin geleceğin. Belki de sen bu yazıyı okurken benim senin için planladıklarım gerçekleşmiş olur. Sende benimle gurur duyarsın bebeğim :)

Neyse fazla duygusallığa gerek yok :)

Hııı bu aralar seninle en büyük sıkıntımız BANYO. Doğduğundan beri her gün yıkanmanın verdiği bir alışkanlık olsa gerek. (artık 2 günde 1 yıkıyorum seni. Çünkü çok yoruluyorum.. Arada bir gün bende dinleneyim :) ) "Hadi annecim bıcı bıcı" diyorum  ve sen jet hızıyla banyoya koşuyorsun. Eğer duşa kabin açıksa üzerindeki kıyafetlerle kabinin içine atlıyorsun. Eğer açık değilse  avazın çıktığı kadar bağırıyorsun :) Banyoya girince de çıkması bir sorun oluyor. Suda oyna en azından diye sana bebeklik küvetini çıkarttım. Çıkartmasa mıydım acaba? Su kurbağam benim :) Seni çok seviyorum annemmmmm :)


19 Kasım 2014 Çarşamba

Boynu Bükük Küheylanım

Geçtiğimiz hafta, öğle uykusunda uyandıktan bir kaç dakika sonra kulağının arkasını tutarak ağlamaya başladın. Kulaktan kaynaklı diye hemen Serap Hanım'a gittik. 
Ama kulakla ilgili bir sorun değildi. O zaman diş dedik. Akşam 22.30 gibi artık boynunu çeviremediğin için ara ara ağlamanın sebebini anladık. 
Boynun tutulmuştu. 

Hemen Gülsüm Abla'yı aradık. 
Bize bebeklerde boyun tutulmasının pek gözükmediğini yarın hemen genel cerraha gitmemizi söyledi. Ama telaş yapmayın küçük bir ihtimalde olsa tutulabilir dedi. 
Ertesi gün sabahın bir vakti doktora gittik. Muayenemizi olduk. 
Doktorda şaşırdı ama evet boynun tutuldu bebeğim.
Bebeklerin kas yapısı esnek olduğu için genellikle omur ilik zedelenmelerinde yada doğuştan sakatlıklarda görülürmüş boyun tutulması. 

Çok şükür ki öyle bir şey çıkmadı. Yine bir ilki başardın ve çok düşük bir ihtimal olan boyun tutulmasını başardın bebeğim. 
Doktor sadece boynunu sıcak tutun, hiçbir şey sürmeyin,gerekirse
 zeytinyağı ile masaj yapın, 2 güne geçer dedi. Çok şükür geçti. Ama yerinde durmak nedir bilmediğin için boynun her an yine tutulabilir bebeğim :)
(Allah korusun)

17 Kasım 2014 Pazartesi

Temizlik Yapmak Çok Zor

Temizlik yapmanın bu kadar zor olduğunu hiç düşünmezdim.
Düzenli olmayı, temiz olmayı severim. Ama sen hayatıma girdiğinden beri çok zorlanıyorum. Hele ki yürümeye başladığından beri.Ya önüme atlıyorsun ya süpürgenin üzerine oturuyorsun. Ütü yapıyorsam ütünün kablosunu tutuyorsun.
Ben ütüyü bırakana kadar bırakmıyorsun. 
Ben iş yapmayı bırakınca o kadar mutlusun ki bebeğim. 
Artık çalışma hayatına geri döndüğüm için, bol bol çalışıp eve temizlikçi tutma kararı aldım. Senden kıymetli bebeğim :)


12 Kasım 2014 Çarşamba

Ne Dişmiş Arkadaş

İlk dişini geç çıkarttın bebeğim. (Hatırlamak isteyen varsa buyrun)11. Ayındaydın. Şuan 16 aylıksın. 4 tane dişin var. Çıkmak bilmediği gibi çıkarken de çok zorluyor. 
Şuan diş çıkartıyorsun ve çok zorluyor seni. Geç çıkan diş iyi olur derler. 
Doktorun da aynısını söylüyor.
 Kolay kolay çürümez dökülmez diyor. 
İnşallahh
Ama biran önce çıksa da kurtulsak hep beraber :)


11 Kasım 2014 Salı

Anneni Kızdırınca


Bu aralar araştırma, karıştırma, analiz etme ve öğrenme dönemindesin. Genellikle serbest bırakıyorum seni. Tabi ki sürekli gözetimim altındasın. Gelelim asıl meseleye :)
Bir çekmeceyi karıştırıyorsun, dağıtıyorsun. Sonra ben topluyorum sana da anlatıyorum o şekilde oyun olmayacağını. "hı hı" diyerek onaylıyorsun beni. Arkamı dönüp gitmeye kalkıyorum ki dağıtmaya başlıyorsun. Bu sefer sana kızıyorum sesimi yükseltiyorum.  Sen de bana birşeyler söylüyorsun. Ben tavrımı bozmayınca öpücük ata ata yanıma gelip sarılıyorsun. Bebeğim benim. Kurban olurum ben senin sarılmalarına. Sana ara bir sesimi yükseltsem de bu senin iyiliğin için minik kurbağam. Çok şükür ki beni zorlamadan dinliyorsun :) 

4 Kasım 2014 Salı

Teknolojiden Uzak Yavrum

Doktorumuzun uyarıları ve benim okuduklarımın sonucunda doğduğundan beri seni tv, telefon ve bilgisayardan uzak tutuyorum. Eline versem bile kafa çeviriyorsun. 16 aylık oldun, tam da benim istediğim gibi ve zihinsel gelişimin için teknolojiden çok uzaksın. Her şeyin bir zamanı var. 2 yaşına kadar uzak kalacaksın. Sonrasında dakikalarımız var. 
Senin yaşında olup ta bütün gün çizgi film izleyen çocuklar var maalesef. Biz bunların yerine seninle kalite zaman geçirebildiğimiz bir sürü faaliyet yapıyoruz bebeğim.  Bu yüzden sanırım oyun oynamayı çok seviyorsun.
Her şey senin için :)

Ayrı Düştük Bebeğim :(

Yaklaşık 1 aydır çalışıyorum. Ayrı düştük :( İlk hafta bana küstün. Eve her geldiğimde sana balon getirince yavaş yavaş barıştın. Çalışma saatlerim biraz farklı. O yüzden senin de benimde dengem bozuldu. Haftaya iş değişikliğine gidiyorum. Kendi mesleğime geçiyorum. Çalışma saatlerim düzene giriyor bebeğim. O zaman daha rahat olacak.
İlk zamanlar Zeynep Ablan ve Türkan Teyzen sana baktı. Sonra teyzem ve anneannen geldi. Çok şükür keyfin yerinde. Anneannene sarılıp sarılıp öpüyorsun. Teyzem nereye gitse arkasındasın. Şimdilik keyfin yerinde bebeğim. Seni bırakmak istemezdim ama çalışmak zorundayım :( 


6 Ekim 2014 Pazartesi

Bu çocuk kesin TRAKYALI :)

Doğduğunda itibaren kulakla ilgili sağlık sorunları yaşamış olsan da çok şükür iyileştin. Kulak sorunun vardı ama duyma ile ilgili bir sıkıntın yoktu bitanem. 
Gelelim asıl konuya. İnanılmaz güzel bir ritim duygun var. Her müziğe ayak uydurup ritim tutuyorsun. Ezana bile :) 



Bu konuda bir türlü seni durduramıyorum. Ezanı duyduğun anda hooppp haydi eller havaya, oh ohh diye başlıyorsun oynamaya. Tüm müziklerde böyle aslında. Annecim amin amin desemde gayet zevkle oynuyorsun. Bu ezan konusa tam anlamıyla el atacağım.
Bolu'da yaşayıp ta Trakyalı olan varsa seni görür görmez Trakyalı olduğunu iddia eder. Çünkü hep oynuyorsun :) Haydi eller havaya :)

3 Ekim 2014 Cuma

Yeni bir dil geliştirildi :)



Evet annecim yeni bir dil geliştirdin. Henüz bir isim bulamadım bu dile :) 
Her söze bir lafın var. Aslında kelimeleri taklit ediyorsun ama tam olarak söyleyemediğin için komik bir dil çıkıyor ortaya. Ama sana o kadar çok yakışıyor ki. 


Gözlerini aça aça, kaşlarını kaldırarak bir de ellerini yana açarak konuşman var ki minik kurbağam, gel beni ye, ısır diyorsun. 
Zaten sürekli bir sempatik haller, önüne gelenle konuşmaya çalışma, VeKahve'de her masaya gidip şebeklik etme hallerin beni benden alıyor. 
Trakyalısın ya bebeğim, kanında var sıcaklık :)



27 Eylül 2014 Cumartesi

Babam, Canım Babammm

Canımın içi 14 aylık oldun. Artık her şeyin farkındasın ve bilerek isteyerek yapıyorsun. Sevdiklerin, sevmediklerin, istediklerin, istemediklerin, tercihlerin var. Sevdiğin insanları çok seviyorsun ve onlarla vakit geçirmek için çaba harcıyorsun :) 


 Bir kaç ay öncesine kadar babanı görünce seviniyordun ama tam olarak algılayamıyordun. Artık babanı baba olarak biliyorsun. "Baban nerede " dediğimizde bakıyorsun, gösteriyorsun, kucaklıyorsun ya da koşarak babana gidiyorsun.


 İşin benim için kötü ve zor olan kısmı babanın arkasından ağlıyorsun, babanı görür görmez kucağına gitmek istiyorsun, babanın işi varsa dikkat çekmek için bütün şebeklikleri yapıyorsun, oyun oynamak için uğraşıyorsun. Hepsi güzel ama babanın arkasından ağlaman içimi acıtıyor. Neyse ki anlattığımı anladığın için kısa sürede susuyorsun. Kendi dilinde konuşmaya başlıyorsun :)


 Babanda seninle oynarken, çocukla çocuk oluyor tabirine uygun oynadığı için gayet mutlu zaman geçiriyorsunuz.

 Ama son zamanlarda babana olan düşkünlüğün arttı. Gün içerisinde babanın iş yerine gidiyoruz. Çok seviniyorsun. Yediğin ne olursa olsun babana da veriyorsun. Bazen babanı taklit ettiğini düşünüyorum. Tam olarak meydana çıkmadı ama zamanla herkesin göreceğini biliyorum.

25 Eylül 2014 Perşembe

Bir Alışveriş Macerası

Kipa'ya alışverişe gittik geçen gün. Şu alışveriş arabalarına binmeye bayılıyorsun. Akülü arabadan olsa gerek :)

Alışverişimiz bittikten sonra arabaya doğru giderken bu minik ve sevimli kediyle karşılaştık.


Senin arabana atladı hemen. Sen zaten kedileri çok seviyorsun. Gayet mutlu mesut bir alışveriş sonu ve bu sonun çok güzel kareleri oldu :) 




18 Eylül 2014 Perşembe

Adım Çöreği Yapmazsak Olmaz :)

Yürümeye başladığın için bir Trakya geleneği olan Adım Çöreğini yaptık minik kurbağam.Anneannen ve Reyhan Teyzen çöreklerini yaptı. Çöreğin içindeki para dedene çıktı :) Hediyeyi deden alacak. (adım çöreği hikayesini detaylı öğrenmek isteyenler içimdengeldi bloguma  bakabilir.) Artık hızla büyüyorsun. Takip etmekte zorlanıyorum :)