Annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Annelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2015 Salı

Saçların Bana Benzemiş :)


Bana benzememişsin diye dert yanan annen, gittikçe annene benzemeni hayranlıkla izlemekte :) Mesela ne mi? Şimdilik inatçılığın. 
Gerçi babanda ki inat ve annende ki inat voltran oluşturmuş. 
Bu arada Voltran eski bir çizgi film. 
İnternetten izleyebilirsin. 
Muhtemelen sen büyüdüğünde sana çok saçma gelecek.
Ama biz bunlarla büyüdük :) Başka ne mi benziyor? Tabi ki saçların. 
Saçların uzadığında şekilsizce büyüyor. 
İlla ki bir kuaför görmen gerek. Annen gibi :)  
Dedenin bu durum için bir tabiri var, yani uzayan saçların için; 
Veresiye verenler gibi oldun :) 
Deden bazen kendine de söylüyor bu deyimi.
Sadece sana özel değil yani :)


27 Şubat 2015 Cuma

Adım Adım Setin

Senin ruhsal, beyinsel, duygusal ve bedensel gelişimin için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Birlikte sağlıklı ve kaliteli vakit geçirmeye çalışıyoruz. 
Babanda bende çok çabalıyoruz. 
Bu çabamızı daha da profesyonelce yapmak adına sana bir set satın aldık. 
12 ay boyunca eve senin gelişimine uygun olarak kitaplar, faaliyetler ve oyuncaklar gelecek. 
3 aydır geliyor. Bizde sende bu durumdan şimdilik çok memnunuz bebeğim :)
Sen zaten hem kitapları hem de oyuncakları çok seviyorsun. 
Biz de bunu daha bilinçli yapma sevinci yaşıyoruz :) Seni çok seviyorum bebeğim...


19 Şubat 2015 Perşembe

Temizlik Düşkünü


Her gün açılan süpürgeden kaynaklı sanıyorum :) Temizlik yapmaya bayılıyorsun. 
Temizlik yapmak o kadar zor ki seninle. Gün içerisinde sadece süpürsem bile 
sana yakalanmamak için hızlı hızlı temizlik yapıyorum. O da ya çok sinir bozucu 
ya da çok komik oluyor. Sırf beni temizlik yaparken rahat bırak diye 
sana küçük bir temizlik seti aldım. 


Onunla da perişan ediyorsun kendini. Koltuk altlarını siliyorsun sürekli :) 
Tamam annecim yeter desem de "aauu aauuu" diye cevap verip devam ediyorsun. 


Her seferinde söylüyorum sana buraya da not düşeyim de unutma :) 
Hep diyorum ki sana annem "büyüyünce de bana böyle temizlik yap annem, 
yapmazsan sorarım sana :)" Göreceğiz bakalım. Büyüyünce nasıl olacaksın.


Erkek çocuklarına her şey öğretilmeli diye düşünüyorum. 
Dayına ve dedene benzerse huyların zaten çok titiz bir insan olursun :) 
Öyle ol diye uğraşıyorum bende. Erkek dediğin derli toplu, düzenli, 
temiz ve titiz olur bunu unutma annem.


Bu temizlik tutkusu büyüyünce de devam etsin. 
Hatta bu yazıyı okuyunca
 eğer eşine yardım etmeyen, dağınık, orta derece temizliğe önem veren 
biriysen kalk ve kendine gel annem.


Ama öyle olma diye elimden geleni yapıyorum ve yapacağım. 
Seni seviyorum bebeğim :)

30 Aralık 2014 Salı

Eğer su kurbağası görmediyseniz buyurun burada bir tane var :)

Evin içinde 5 dakika oturamama, bütün paramı sana harcama, rahat rahat banyo bile yapamama hatta lavaboya girememe, uzanıp kitap  okuyamama, keyif kahvesi içememe, çoğu zaman film izleyememe ve doğduğun günden beri kendimi ikinci plana atmama sebep olan sen minik kurbağam, sana olan sevgim nasıl oluyor da bu kadar büyük oluyor. Bu nasıl bir sevgi sonsuza kadar sürecek ve dünyalar kadar büyük olan.  


 Sen bana kendimi güçlü, kuvvetli, yenilmez, sevgi dolu, barış dolu, sırtım yere gelmez, gerektiğinde dış dünyaya acımasız ve savunmacı hissettiriyorsun.

Sana olan sevgim tarifsiz bebeğim. 2014 yılın çok güzel geçti. 2015'ten bizim için isteklerim büyük. Olması için elimden geleni yapacağım. Söz konusu sen ve senin geleceğin. Belki de sen bu yazıyı okurken benim senin için planladıklarım gerçekleşmiş olur. Sende benimle gurur duyarsın bebeğim :)

Neyse fazla duygusallığa gerek yok :)

Hııı bu aralar seninle en büyük sıkıntımız BANYO. Doğduğundan beri her gün yıkanmanın verdiği bir alışkanlık olsa gerek. (artık 2 günde 1 yıkıyorum seni. Çünkü çok yoruluyorum.. Arada bir gün bende dinleneyim :) ) "Hadi annecim bıcı bıcı" diyorum  ve sen jet hızıyla banyoya koşuyorsun. Eğer duşa kabin açıksa üzerindeki kıyafetlerle kabinin içine atlıyorsun. Eğer açık değilse  avazın çıktığı kadar bağırıyorsun :) Banyoya girince de çıkması bir sorun oluyor. Suda oyna en azından diye sana bebeklik küvetini çıkarttım. Çıkartmasa mıydım acaba? Su kurbağam benim :) Seni çok seviyorum annemmmmm :)


17 Kasım 2014 Pazartesi

Temizlik Yapmak Çok Zor

Temizlik yapmanın bu kadar zor olduğunu hiç düşünmezdim.
Düzenli olmayı, temiz olmayı severim. Ama sen hayatıma girdiğinden beri çok zorlanıyorum. Hele ki yürümeye başladığından beri.Ya önüme atlıyorsun ya süpürgenin üzerine oturuyorsun. Ütü yapıyorsam ütünün kablosunu tutuyorsun.
Ben ütüyü bırakana kadar bırakmıyorsun. 
Ben iş yapmayı bırakınca o kadar mutlusun ki bebeğim. 
Artık çalışma hayatına geri döndüğüm için, bol bol çalışıp eve temizlikçi tutma kararı aldım. Senden kıymetli bebeğim :)


11 Kasım 2014 Salı

Anneni Kızdırınca


Bu aralar araştırma, karıştırma, analiz etme ve öğrenme dönemindesin. Genellikle serbest bırakıyorum seni. Tabi ki sürekli gözetimim altındasın. Gelelim asıl meseleye :)
Bir çekmeceyi karıştırıyorsun, dağıtıyorsun. Sonra ben topluyorum sana da anlatıyorum o şekilde oyun olmayacağını. "hı hı" diyerek onaylıyorsun beni. Arkamı dönüp gitmeye kalkıyorum ki dağıtmaya başlıyorsun. Bu sefer sana kızıyorum sesimi yükseltiyorum.  Sen de bana birşeyler söylüyorsun. Ben tavrımı bozmayınca öpücük ata ata yanıma gelip sarılıyorsun. Bebeğim benim. Kurban olurum ben senin sarılmalarına. Sana ara bir sesimi yükseltsem de bu senin iyiliğin için minik kurbağam. Çok şükür ki beni zorlamadan dinliyorsun :) 

4 Kasım 2014 Salı

Teknolojiden Uzak Yavrum

Doktorumuzun uyarıları ve benim okuduklarımın sonucunda doğduğundan beri seni tv, telefon ve bilgisayardan uzak tutuyorum. Eline versem bile kafa çeviriyorsun. 16 aylık oldun, tam da benim istediğim gibi ve zihinsel gelişimin için teknolojiden çok uzaksın. Her şeyin bir zamanı var. 2 yaşına kadar uzak kalacaksın. Sonrasında dakikalarımız var. 
Senin yaşında olup ta bütün gün çizgi film izleyen çocuklar var maalesef. Biz bunların yerine seninle kalite zaman geçirebildiğimiz bir sürü faaliyet yapıyoruz bebeğim.  Bu yüzden sanırım oyun oynamayı çok seviyorsun.
Her şey senin için :)

Ayrı Düştük Bebeğim :(

Yaklaşık 1 aydır çalışıyorum. Ayrı düştük :( İlk hafta bana küstün. Eve her geldiğimde sana balon getirince yavaş yavaş barıştın. Çalışma saatlerim biraz farklı. O yüzden senin de benimde dengem bozuldu. Haftaya iş değişikliğine gidiyorum. Kendi mesleğime geçiyorum. Çalışma saatlerim düzene giriyor bebeğim. O zaman daha rahat olacak.
İlk zamanlar Zeynep Ablan ve Türkan Teyzen sana baktı. Sonra teyzem ve anneannen geldi. Çok şükür keyfin yerinde. Anneannene sarılıp sarılıp öpüyorsun. Teyzem nereye gitse arkasındasın. Şimdilik keyfin yerinde bebeğim. Seni bırakmak istemezdim ama çalışmak zorundayım :( 


6 Ekim 2014 Pazartesi

Bu çocuk kesin TRAKYALI :)

Doğduğunda itibaren kulakla ilgili sağlık sorunları yaşamış olsan da çok şükür iyileştin. Kulak sorunun vardı ama duyma ile ilgili bir sıkıntın yoktu bitanem. 
Gelelim asıl konuya. İnanılmaz güzel bir ritim duygun var. Her müziğe ayak uydurup ritim tutuyorsun. Ezana bile :) 



Bu konuda bir türlü seni durduramıyorum. Ezanı duyduğun anda hooppp haydi eller havaya, oh ohh diye başlıyorsun oynamaya. Tüm müziklerde böyle aslında. Annecim amin amin desemde gayet zevkle oynuyorsun. Bu ezan konusa tam anlamıyla el atacağım.
Bolu'da yaşayıp ta Trakyalı olan varsa seni görür görmez Trakyalı olduğunu iddia eder. Çünkü hep oynuyorsun :) Haydi eller havaya :)

1 Ekim 2014 Çarşamba

Mevlüde Aşkı


Annesinin balı, VeKahve'de çalışan Mevlüde Ablana alan bağlılığını ne yapacağız acaba? O kadar çok seviyorsun ki Mevlüde'yi, şu ana kadar hiç kimseye böyle davranmadın.
VeKahve'ye girdiğimiz an koşarak barista kısmına gidiyorsun. Ağzında kocaman bir kahkaha :)
Mevlüde oradaysa daha da çok kahkaha atıp Mevlüde'nin kucağına çıkmak için bacaklarına sarılıyorsun :)
Eğer yoksa suratını asıp mutfaktadır diye düşünüp, o tarafa yöneliyorsun. Basamaklar yüksek olduğu için kendin çıkamıyorsun. Aceleyle Mevlüde'nin yanına gitmek için ilk gördüğün kişinin elini tutup "ıh ıh" diyerek merdivenleri çıkıp zafere ulaşıyorsun :)
Evdeyken de yaramazlık yapıyorsan ya da beni dinlemeden bir şey yapıyorsan " Mevlüdeeeee" diye sesleniyorum hemen yanıma geliyorsun ve sende "Mavlıdaa" diye bir ses çıkarıyorsun :) Bunu VeKahve'de de çok sık yapıyorsun, Mevlüde'yi bulamayınca bu şekilde VeKahve'nin içinde dolaşıyorsun.
Büyüyünce Mevlüde'yi unutmamanı hatta hayatından hiç çıkartmamanı isterim. İşime yarayacak çünkü ;)

11 Mayıs 2014 Pazar

Tay tay Falan Anlamam Ben Yürürüm :)

10. ayına girmene rağmen hala emekleme girişimin yok. Biz bazen uğraşıyoruz çok kızıyorsun. Ama ayakta çok güzel duruyorsun ve adım atmaya başladın. Doktora sorduk "Her çocuk emeklemez, sorun değil" dedi. Ben emeklemeni istiyorum aslında. Kısmet bitanem, bakalım belki yürüdükten sonra yaparsın :) 

 Ayaklarının üzerinde durduğun için çok hevesleniyorsun, her seferinde yere inmeye çalışıyorsun. Neyse yere indikten sonra doğal olarak iki elini tutuyoruz. Ama sen "ııhhhhh" diye sinirlenip sanki çok güzel yürüyormuşsun gibi tek elden tutuyorsun :) "Tay tay falan anlamam yürürüm ben" edaları bizi çok güldürüyor.



Artık ortalama 15 saniye ellerinden tutmadan ayakta durabiliyorsun. Sana bir güven geldi ki anlatamam :))) 
Bir de unutmadan, o kadar çok konuşuyorsun ki tıpkı bana benzemişsin. En azından benzer yönlerimiz var canımın içi cancazım.

25 Şubat 2014 Salı

Heyecanlı Annen

Zaman o kadar çabuk akıp gidiyor ki hiç anlamıyorum. Gün gün gözlerimin önünde büyümeni izlemek kadar zevklisi yok yeryüzünde.

Artık "fış fış kayıkçı" şarkısını duyduğunda hemen oynamaya başlıyorsun, "gel babası gel gel" dendiğinde dayın gibi sol elini havaya kaldırıp elini oynatmaya başlıyorsun, yürütece hakim olarak gidiyorsun (kayıkta kürek çeker gibi:) ), oyuncakların arasında ayrım yapabiliyorsun, sevdiğin sevmediğin var, çok şükür yemek ayırmıyorsun, tek başına oturabiliyorsun. 


"ba ba ba, de de de" gibi tek heceleri söylüyorsun. Babanın çabalarıyla "ba ba ba" yı daha çok söylüyorsun. Babanda senin "baba" dediğini duyarak çok mutlu oluyor :) İnsanları ayırt edebiliyorsun. Mesela Birtane Abla'yı yani Dilda Halan'ı görünce, anneannenin sesini duyunca ve dedenin fotoğrafını görünce çok seviniyorsun. 

Dışarı çıkacağımızı anlıyorsun. Banyoya girme vaktini biliyorsun. Kendi etrafında dönmeyi yani yatarak dönmeyi bir oyun haline getirdin. Kitapları ve onları incelemeyi çok seviyorsun. Sana söylediğim şarkılara garip sesler çıkartarak eşlik ediyorsun. Büyüyorsun bebeğim ve ben çok heyecanlıyım. Önümüzdeki günler için çok sabırsızım. Seninle yapmak istediğim, gezmek istediğim, görmek istediğim,... o kadar çok şey var ki! Zaman hem çabuk geçsin paylaşımımız daha da artsın istiyorum, hemde zaman yavaş işlesin bir yere gitme istiyorum. Annelik anlatılmaz yaşanırmış gerçekten bir tanem :) 


17 Ocak 2014 Cuma

Oldu da Bitti Maşallah :)

8 Ocak yani geçen hafta çarşamba, adam olma işlemin tamamlandı :) Sünnet oldun boncuğum. Anneannen bizi yalnız bırakmadı. Zaten sen ertesi gün iyileştin. Büyüdüğünde bu durumu yaşamayacak olmana çok seviniyorum. Küçük bir operasyon ama büyüdükçe derdi büyüyormuş.
Hastanede ameliyathanenin önünde hemşire seni benden alırken, sünnetten vazgeçmek istedim. İlk kez bensiz bir yere gidiyordun. Ya korkarsan ya üşürsen, beni ararsa gözlerin,... Allah'tan hemşire hızlı davrandı da seni aldı gitti. Annelik çok zormuş yavrum. Hele ki elinden hiçbir şey gelmediği zamanlarda. Akşama ağrısı olur hemde çok dediler. Ama sen dirayetli çıktın. Çok şükür "Oldu da bitti maşallah"

26 Kasım 2013 Salı

Allahım Sana Sağlık Versin

         Küçük bir sağlık sorunuyla karşı karşıya kaldık minik kurbağam. Allah'ın izniyle atlatacağız. İki kulağında doğduğundan beri işitme testinden geçemiyor. Duymanda hiç bir problem yok. Ancak orta kulakta biriken doğum sıvısı zara negatif baskı yapıyor, zarda duvara doğru şişme yapıyormuş. Zarın duvara değmemsi gerekiyor. Değerse ilerisi için tehlikeli. Duyman, yüremen, konuşman herşeyin etkilenebilirmiş. İnşallah öyle bir şey olmaz :( Şimdilik 10 günlük bir antibiyotik tedavisi görüyorsun bitanem. O küçücük vücuduna neler yüklüyoruz. Ama mecburen, senin sağlığın ve geleceğin için canımın içi. Eğer işe yaramazsa kulağına tüp takılacak, suyun çıkması için. Ameliyet olacaksın yani. Daha minicikken :( Umuyorum ki her şey yolunda gider ve anestezi almak zorunda kalmazsın, umuyorum ki o ameliyatı olup küçücük yüreğin ağrılar çekmez. Biz hep senin yanındayız minik kurbağam. Seni çok seviyoruz. Sana her zaman söylediğim ninniye artık sağlığı ekledim: (Aslında kendi kendine uyuyorsun. Ama ben heveslenip bazen sen uyurken seni izlemek yerine ninni söylüyorum. Senin de hoşuna gidiyor. )

Hu hu hu Allah oğluma uyku ver Allah
Hu hu hu Allah oğluma SAĞLIK ver Allah.





22 Kasım 2013 Cuma

Bilinçli Oğlum Benim

       Artık bütün tepkilerin bilinçli :) Her şeyi bilerek ve isteyerek yapıyorsun. Bu da beni çok mutlu ediyor. Sabah kalktığında karnını doyuruyoruz. Sonrasında uykun olmasına rağmen asla uyumuyorsun. Oyun istiyorsun. Baban sen ve ben uzun bir oyun maratonuna giriyoruz. Yorulunca uyuyorsun. Biz bundan hiç şikayetçi değiliz. Hele ki baban. Uyanda seninle oynasın diye bekliyor :)
     Ben herhangi bir şeye gülüyorsam hatta kahkaha atıyorsam sende bana eşlik ediyorsun. Biliyor musun bebeğim, dünyadaki en güzel gülme sana ait. Gözlerini kısıyorsun, ağzın kulaklarında bayılıyorum sana:)
     Sana dinlettiğim müziklere ayağınla tempo tutuyorsun:) Ayrıca dinlettiğimiz bebek seslerine sende eşlik ediyorsun.


     Bu arada pazartesi günü grip olur gibi oldun ama geçti. Anne sütü çok etkili tabi ki. Ama asıl etkili olan ananenin yaptığı kuşburnu reçeli. Sana çok iyi geliyor :) 

10 Ekim 2013 Perşembe

Disiplin Şart



      Annene çeken huyların hep kötü olanlar :) Mesela inatçılığın ve şımarıklığın :) Bende küçükken şımarık bir çocukmuşum. Ama minik kurbağam o inatçı kız büyüdü ve şuan senin annen. Boşuna direnme kazanan ben olacağım :) :) :)
      Kucağa alışman kötü oldu. Geçen cumadan beri düzene sokmaya çalışıyorum ama tam anlamıyla oturmadı. Yetiştirmem gereken projelerim var. Ama hiçbir şey yazamadım daha. Bayrama da gideceğiz orada da alışacaksın diye korkuyorum. Ama disiplin önemli, o yüzden kucaktan kucağa gezmek yok. Sonrasında ben çok zorlanıyorum fıstığım. 1 haftadır, ev işi yapamıyorum, projelerimi yazamıyorum.Disiplin şart :) 



6 Ekim 2013 Pazar

NİNNİ

Kucağa alışıp huy değiştirdiğin bu dönemde :(, seni eski huyuna döndürmeye çalışırken, hem beni hem seni dinlendiriyor bu ninni. Ben, Kayahan ve Nilüfer üçlüsü söylüyoruz. Bu arada bende inatla seni kucağıma almıyorum ki daha da alışma diye. Bayramda kimseye izin vermeyeceğim seni kucağına almalarına yada uzun süreli olmasına. Çünkü sonrasında biz çok zorlanıyoruz bebeğim :(


E BEBEĞİM
Kırmızı pabuçları duruyor başucunda 
Başı düşmüş yastığa uyuyor mışıl mışıl 
E bebeğim E 

Minik minik kolları düşmüş iki yanına 
Dalmış pembe düşlere dünyalardan habersiz 
E bebeğim E 

Günlerin getirdiği mutluluk olsun sana 
Sevdiğin ve sevildiğin bir hayatı sür bebeğim 
Günün günden güzel olsun
E bebeğim E 

Minicik yastığını paylaşmış bebeğiyle 
Alacaklarmış gibi sarılmış elleriyle 
E bebeğim E 

Günlerin getirdiği mutluluk olsun sana 
Sevdiğin ve sevildiğin bir hayatı sür bebeğim 
Günün günden güzel olsun 
E bebeğim E



28 Eylül 2013 Cumartesi

Annesine Benzemiyor, İyi ki Benzemiyor :)

    
        Ben küçükken tam anlamıyla doktor, hemşire ve sağlık personeli düşmanıydım. Polisten korkmasam taşlardım hepsini :) Bu faaliyeti yapmayı düşündüğüm yaş aralığı 5-11. 11 yaşından 29 yaşına kadarda pek sevmezdim. Sebebi, İĞNE korkusu :) Küçükken çok fazla korkutmuşlar beni iğne ile. Bende tüm sağlık personelini iğne gibi görüyordum. Çocukluk psikolojisi işte. Ömrüm boyuca zorunlu aşılar dışında iğne olmadım. Zorunlulardan da hep kaçtım ama bir yerde yakalandım :) Arzu'm iyi bilir bu hallerimizi :)  Ta ki hamile kalana dek. Kan vere vere iğne korkumu yendim. Oğlum bu konuda bana hiç benzememiş. Kan alınırken ve iğne yapılırken sadece o anda bir çığlık atıp susuyor. İğneyi yapan ya da kan alan personel diyor ki " Maşallah, hiç ağlamıyor. Bazı bebekler çok ağlıyor" Bu konuda bana benzememiş. Kaç tane hemşirenin saçlarına yapıştım küçükken. Ama kendime şaşırdığım bir nokta var. O da oğluma iğne yapılırken ya da kan alınırken çok rahat bir şekilde yanında duruyor olmam. Sadece onun canı acıyacak diye korkuyorum. Fazla endişelenmemeye çalışıyorum ki oğluma geçmesin. Endişe ve kaygı duygusunu şimdiden öğrenip yaşamasın. Annelik insana bütün hayatı boyunca birlikte yaşadığı korkuları yenmesini öğretiyormuş. "Asla" dediğin şeyleri anneyken yapıyormuş insan. Üstelik hiç düşünmeden ve korkmadan.



20 Eylül 2013 Cuma

Doğanın Kanunu

   
        Ne kadar çabuk büyüyorsun minik kurbağam :) Babanla her gün gözümüzle ölçüp tartıyoruz. Bize o kadar şaşırtıcı geliyor ki! Sanki kimsenin çocuğu gülmüyor, boyu uzamıyor, kilo almıyor, gaz çıkarmıyor, "aguuu" demiyor, kendi kendine hareketler yapmıyor. Bir kere "aguu" dediğinde babanla kendimizden geçiyoruz. "Aşkım duydun mu ne dedi?" Sanki konuşmuşsun, masal anlatıyormuşsun gibi davranıyoruz :)  :)
İnsana gaz çıkartma sesi bu kadar mı güzel gelir? Senfoni orkestrası maşallah :) Bayılıyoruz o sese :) Ayrıca artık eşsiz kokular yaymaya başladın, babanın tepkilerini sana büyüyünce anlatırım. Ben çok gülüyorum babanın yüz ifadesine. 
         Seni yıkamak çok büyük bir zevk veriyor bana. Tek bağırdığın zaman suyu dökmediğim zaman. Suyu çok seviyorsun canımın içi. Seneye yaza seni tatile götüreceğim. O zamanda suyu görünce elini ayağını çırpacak mısın bakalım? Ben seni yıkarken baban sürekli videonu çekiyor. Birinin bu işlemi gerçekleştirmesi lazım değil mi ama? Büyüyünce izleyeceksin inşallah. Arşivliyoruz videolarını ve fotoğraflarını fıstığım. Demem o ki zaman çabuk geçiyor ve sen çabuk büyümeye başladın. Bir taraftan çabuk büyümeni istiyorum paylaşımlarımız ve faaliyetlerimiz artsın diye, bir taraftan da büyüme seni hep kucağımda taşıyayım istiyorum. Ama doğanın kanunu büyüyorsun minik kurbağam :)



Fotoğraflar Efsun Teyzenin Şaheseri :)




14 Eylül 2013 Cumartesi

Anne Kanguru :)

       Gurbette yaşayanların hepsinin  başına geliyordur. Ben nereye gitsem Yağız'ı da götürüyorum. Koyuyorum arabaya, gezmeye, markete, belediyeye, manava, pazara, kahve içmeye... Yavru kangurum benim :) Bizi gören insanlar kesin yeni doğmuş bebeği dışarı çıkarmış diye kınıyorlardır. Onlar bana garip bakınca kendimi anne kanguru gibi hissediyorum :) Ben halimden çok memnunum. Oğlumun her anını yaşıyorum, neye nasıl tepki veriyor, neyi seviyor neyi sevmiyor. Şimdiden annesi gibi gezmeyi çok sevdi oğlum. Seneye yaza tutmayın bizi :)