Afacanlıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Afacanlıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mayıs 2015 Cuma

Anneannene sarılmanı yesinler



O kadar hızlı büyüyorsun ki, takip etmekte zorlanıyorum artık.Hele ki afacanlıklarına hiç yetişemiyorum. Bazen deli ediyorsun beni. Allahımmmmm çıldırıyorummm diyorum. Aslında çıldırmak değilde dinlenememek. Sen sağlıklı ol da ben dinlenirim. Şimdi çalıştığım için anneannen bakıyor sana. Anneanneni çok seviyorsun. Ama anneannende seninle çok güzel ilgileniyor. Neyi ne zaman yersin, neyden hoşlanırsın çok iyi biliyor. Ben nasıl seninle ilgileniyorsam anneannende aynı şekilde ilgileniyor. Tabi ki sende sevgiyi hissedince daha çok seviyorsun.Zaten tam bir sevgi çocuğusun. Hep öpüyor ve seviyorsun. Ama bu aralar istediğin olmayınca çılgınlar gibi bağırıyorsun. Eyvahh sanırım 2 yaş sendromu bekliyor bizi :)







10 Mart 2015 Salı

Saçların Bana Benzemiş :)


Bana benzememişsin diye dert yanan annen, gittikçe annene benzemeni hayranlıkla izlemekte :) Mesela ne mi? Şimdilik inatçılığın. 
Gerçi babanda ki inat ve annende ki inat voltran oluşturmuş. 
Bu arada Voltran eski bir çizgi film. 
İnternetten izleyebilirsin. 
Muhtemelen sen büyüdüğünde sana çok saçma gelecek.
Ama biz bunlarla büyüdük :) Başka ne mi benziyor? Tabi ki saçların. 
Saçların uzadığında şekilsizce büyüyor. 
İlla ki bir kuaför görmen gerek. Annen gibi :)  
Dedenin bu durum için bir tabiri var, yani uzayan saçların için; 
Veresiye verenler gibi oldun :) 
Deden bazen kendine de söylüyor bu deyimi.
Sadece sana özel değil yani :)


21 Şubat 2015 Cumartesi

Ruhu Gümüş Oğlum

Sen 34 günlükken Gümüş melek oldu, uçtu. Çok istiyordum onunla büyümeni.
Çok tatlı ve akıllı bir kediydi. Asildi bir kere. 
Tuvaletine bir kere girer temizlenmeden  kesinlikle girmezdi. 


 İstemediği bir şey yapıldığında küser trip atardı. Tam bir sevgi arsızıydı. 
Hep beni sev diye yanıma gelirdi. Yanağımdan öperdi. 


 İllaki ayakucumda yatardı. Lavaboya giren birini görürse 
ondan önce banyoya girer beklerdi. 
Yakalayamazsa kapının önünde bekler, ağlardı, içeride ki çıkana kadar. 
Çok uyumlu bir kediydi. 
Her ortama ayak uydurur çok çabuk yola gelirdi.


Buraya kadar anlattıklarım sende de var :) 
Sadece seni 3 aylıktan beri odanda tek başına yatırdığım için arada bizimle yatmak istiyorsun. Bizde onu çok görmüyoruz. 
Bezini bir kere ıslat kesinlikle istemezsin onu altında. 
Bir şeye kızınca trip atıyorsun. Kızdığını ve küstüğünü belli ediyorsun. 
Ve tabiki lavaboyu kullanan kim olursa olsun ondan önce banyoya giriyorsun.
 Giremezsen kapının önün de ağlıyorsun. 
Çıkınca da numaradan ağladığın belli olsun diye kocaman gülüyorsun. 
Canımın içi oğlum benim :)


19 Şubat 2015 Perşembe

Temizlik Düşkünü


Her gün açılan süpürgeden kaynaklı sanıyorum :) Temizlik yapmaya bayılıyorsun. 
Temizlik yapmak o kadar zor ki seninle. Gün içerisinde sadece süpürsem bile 
sana yakalanmamak için hızlı hızlı temizlik yapıyorum. O da ya çok sinir bozucu 
ya da çok komik oluyor. Sırf beni temizlik yaparken rahat bırak diye 
sana küçük bir temizlik seti aldım. 


Onunla da perişan ediyorsun kendini. Koltuk altlarını siliyorsun sürekli :) 
Tamam annecim yeter desem de "aauu aauuu" diye cevap verip devam ediyorsun. 


Her seferinde söylüyorum sana buraya da not düşeyim de unutma :) 
Hep diyorum ki sana annem "büyüyünce de bana böyle temizlik yap annem, 
yapmazsan sorarım sana :)" Göreceğiz bakalım. Büyüyünce nasıl olacaksın.


Erkek çocuklarına her şey öğretilmeli diye düşünüyorum. 
Dayına ve dedene benzerse huyların zaten çok titiz bir insan olursun :) 
Öyle ol diye uğraşıyorum bende. Erkek dediğin derli toplu, düzenli, 
temiz ve titiz olur bunu unutma annem.


Bu temizlik tutkusu büyüyünce de devam etsin. 
Hatta bu yazıyı okuyunca
 eğer eşine yardım etmeyen, dağınık, orta derece temizliğe önem veren 
biriysen kalk ve kendine gel annem.


Ama öyle olma diye elimden geleni yapıyorum ve yapacağım. 
Seni seviyorum bebeğim :)

30 Aralık 2014 Salı

Eğer su kurbağası görmediyseniz buyurun burada bir tane var :)

Evin içinde 5 dakika oturamama, bütün paramı sana harcama, rahat rahat banyo bile yapamama hatta lavaboya girememe, uzanıp kitap  okuyamama, keyif kahvesi içememe, çoğu zaman film izleyememe ve doğduğun günden beri kendimi ikinci plana atmama sebep olan sen minik kurbağam, sana olan sevgim nasıl oluyor da bu kadar büyük oluyor. Bu nasıl bir sevgi sonsuza kadar sürecek ve dünyalar kadar büyük olan.  


 Sen bana kendimi güçlü, kuvvetli, yenilmez, sevgi dolu, barış dolu, sırtım yere gelmez, gerektiğinde dış dünyaya acımasız ve savunmacı hissettiriyorsun.

Sana olan sevgim tarifsiz bebeğim. 2014 yılın çok güzel geçti. 2015'ten bizim için isteklerim büyük. Olması için elimden geleni yapacağım. Söz konusu sen ve senin geleceğin. Belki de sen bu yazıyı okurken benim senin için planladıklarım gerçekleşmiş olur. Sende benimle gurur duyarsın bebeğim :)

Neyse fazla duygusallığa gerek yok :)

Hııı bu aralar seninle en büyük sıkıntımız BANYO. Doğduğundan beri her gün yıkanmanın verdiği bir alışkanlık olsa gerek. (artık 2 günde 1 yıkıyorum seni. Çünkü çok yoruluyorum.. Arada bir gün bende dinleneyim :) ) "Hadi annecim bıcı bıcı" diyorum  ve sen jet hızıyla banyoya koşuyorsun. Eğer duşa kabin açıksa üzerindeki kıyafetlerle kabinin içine atlıyorsun. Eğer açık değilse  avazın çıktığı kadar bağırıyorsun :) Banyoya girince de çıkması bir sorun oluyor. Suda oyna en azından diye sana bebeklik küvetini çıkarttım. Çıkartmasa mıydım acaba? Su kurbağam benim :) Seni çok seviyorum annemmmmm :)


19 Kasım 2014 Çarşamba

Boynu Bükük Küheylanım

Geçtiğimiz hafta, öğle uykusunda uyandıktan bir kaç dakika sonra kulağının arkasını tutarak ağlamaya başladın. Kulaktan kaynaklı diye hemen Serap Hanım'a gittik. 
Ama kulakla ilgili bir sorun değildi. O zaman diş dedik. Akşam 22.30 gibi artık boynunu çeviremediğin için ara ara ağlamanın sebebini anladık. 
Boynun tutulmuştu. 

Hemen Gülsüm Abla'yı aradık. 
Bize bebeklerde boyun tutulmasının pek gözükmediğini yarın hemen genel cerraha gitmemizi söyledi. Ama telaş yapmayın küçük bir ihtimalde olsa tutulabilir dedi. 
Ertesi gün sabahın bir vakti doktora gittik. Muayenemizi olduk. 
Doktorda şaşırdı ama evet boynun tutuldu bebeğim.
Bebeklerin kas yapısı esnek olduğu için genellikle omur ilik zedelenmelerinde yada doğuştan sakatlıklarda görülürmüş boyun tutulması. 

Çok şükür ki öyle bir şey çıkmadı. Yine bir ilki başardın ve çok düşük bir ihtimal olan boyun tutulmasını başardın bebeğim. 
Doktor sadece boynunu sıcak tutun, hiçbir şey sürmeyin,gerekirse
 zeytinyağı ile masaj yapın, 2 güne geçer dedi. Çok şükür geçti. Ama yerinde durmak nedir bilmediğin için boynun her an yine tutulabilir bebeğim :)
(Allah korusun)

17 Kasım 2014 Pazartesi

Temizlik Yapmak Çok Zor

Temizlik yapmanın bu kadar zor olduğunu hiç düşünmezdim.
Düzenli olmayı, temiz olmayı severim. Ama sen hayatıma girdiğinden beri çok zorlanıyorum. Hele ki yürümeye başladığından beri.Ya önüme atlıyorsun ya süpürgenin üzerine oturuyorsun. Ütü yapıyorsam ütünün kablosunu tutuyorsun.
Ben ütüyü bırakana kadar bırakmıyorsun. 
Ben iş yapmayı bırakınca o kadar mutlusun ki bebeğim. 
Artık çalışma hayatına geri döndüğüm için, bol bol çalışıp eve temizlikçi tutma kararı aldım. Senden kıymetli bebeğim :)


12 Kasım 2014 Çarşamba

Ne Dişmiş Arkadaş

İlk dişini geç çıkarttın bebeğim. (Hatırlamak isteyen varsa buyrun)11. Ayındaydın. Şuan 16 aylıksın. 4 tane dişin var. Çıkmak bilmediği gibi çıkarken de çok zorluyor. 
Şuan diş çıkartıyorsun ve çok zorluyor seni. Geç çıkan diş iyi olur derler. 
Doktorun da aynısını söylüyor.
 Kolay kolay çürümez dökülmez diyor. 
İnşallahh
Ama biran önce çıksa da kurtulsak hep beraber :)


11 Kasım 2014 Salı

Anneni Kızdırınca


Bu aralar araştırma, karıştırma, analiz etme ve öğrenme dönemindesin. Genellikle serbest bırakıyorum seni. Tabi ki sürekli gözetimim altındasın. Gelelim asıl meseleye :)
Bir çekmeceyi karıştırıyorsun, dağıtıyorsun. Sonra ben topluyorum sana da anlatıyorum o şekilde oyun olmayacağını. "hı hı" diyerek onaylıyorsun beni. Arkamı dönüp gitmeye kalkıyorum ki dağıtmaya başlıyorsun. Bu sefer sana kızıyorum sesimi yükseltiyorum.  Sen de bana birşeyler söylüyorsun. Ben tavrımı bozmayınca öpücük ata ata yanıma gelip sarılıyorsun. Bebeğim benim. Kurban olurum ben senin sarılmalarına. Sana ara bir sesimi yükseltsem de bu senin iyiliğin için minik kurbağam. Çok şükür ki beni zorlamadan dinliyorsun :)