6 Ekim 2014 Pazartesi

Bu çocuk kesin TRAKYALI :)

Doğduğunda itibaren kulakla ilgili sağlık sorunları yaşamış olsan da çok şükür iyileştin. Kulak sorunun vardı ama duyma ile ilgili bir sıkıntın yoktu bitanem. 
Gelelim asıl konuya. İnanılmaz güzel bir ritim duygun var. Her müziğe ayak uydurup ritim tutuyorsun. Ezana bile :) 



Bu konuda bir türlü seni durduramıyorum. Ezanı duyduğun anda hooppp haydi eller havaya, oh ohh diye başlıyorsun oynamaya. Tüm müziklerde böyle aslında. Annecim amin amin desemde gayet zevkle oynuyorsun. Bu ezan konusa tam anlamıyla el atacağım.
Bolu'da yaşayıp ta Trakyalı olan varsa seni görür görmez Trakyalı olduğunu iddia eder. Çünkü hep oynuyorsun :) Haydi eller havaya :)

3 Ekim 2014 Cuma

Yeni bir dil geliştirildi :)



Evet annecim yeni bir dil geliştirdin. Henüz bir isim bulamadım bu dile :) 
Her söze bir lafın var. Aslında kelimeleri taklit ediyorsun ama tam olarak söyleyemediğin için komik bir dil çıkıyor ortaya. Ama sana o kadar çok yakışıyor ki. 


Gözlerini aça aça, kaşlarını kaldırarak bir de ellerini yana açarak konuşman var ki minik kurbağam, gel beni ye, ısır diyorsun. 
Zaten sürekli bir sempatik haller, önüne gelenle konuşmaya çalışma, VeKahve'de her masaya gidip şebeklik etme hallerin beni benden alıyor. 
Trakyalısın ya bebeğim, kanında var sıcaklık :)



1 Ekim 2014 Çarşamba

Mevlüde Aşkı


Annesinin balı, VeKahve'de çalışan Mevlüde Ablana alan bağlılığını ne yapacağız acaba? O kadar çok seviyorsun ki Mevlüde'yi, şu ana kadar hiç kimseye böyle davranmadın.
VeKahve'ye girdiğimiz an koşarak barista kısmına gidiyorsun. Ağzında kocaman bir kahkaha :)
Mevlüde oradaysa daha da çok kahkaha atıp Mevlüde'nin kucağına çıkmak için bacaklarına sarılıyorsun :)
Eğer yoksa suratını asıp mutfaktadır diye düşünüp, o tarafa yöneliyorsun. Basamaklar yüksek olduğu için kendin çıkamıyorsun. Aceleyle Mevlüde'nin yanına gitmek için ilk gördüğün kişinin elini tutup "ıh ıh" diyerek merdivenleri çıkıp zafere ulaşıyorsun :)
Evdeyken de yaramazlık yapıyorsan ya da beni dinlemeden bir şey yapıyorsan " Mevlüdeeeee" diye sesleniyorum hemen yanıma geliyorsun ve sende "Mavlıdaa" diye bir ses çıkarıyorsun :) Bunu VeKahve'de de çok sık yapıyorsun, Mevlüde'yi bulamayınca bu şekilde VeKahve'nin içinde dolaşıyorsun.
Büyüyünce Mevlüde'yi unutmamanı hatta hayatından hiç çıkartmamanı isterim. İşime yarayacak çünkü ;)

27 Eylül 2014 Cumartesi

Babam, Canım Babammm

Canımın içi 14 aylık oldun. Artık her şeyin farkındasın ve bilerek isteyerek yapıyorsun. Sevdiklerin, sevmediklerin, istediklerin, istemediklerin, tercihlerin var. Sevdiğin insanları çok seviyorsun ve onlarla vakit geçirmek için çaba harcıyorsun :) 


 Bir kaç ay öncesine kadar babanı görünce seviniyordun ama tam olarak algılayamıyordun. Artık babanı baba olarak biliyorsun. "Baban nerede " dediğimizde bakıyorsun, gösteriyorsun, kucaklıyorsun ya da koşarak babana gidiyorsun.


 İşin benim için kötü ve zor olan kısmı babanın arkasından ağlıyorsun, babanı görür görmez kucağına gitmek istiyorsun, babanın işi varsa dikkat çekmek için bütün şebeklikleri yapıyorsun, oyun oynamak için uğraşıyorsun. Hepsi güzel ama babanın arkasından ağlaman içimi acıtıyor. Neyse ki anlattığımı anladığın için kısa sürede susuyorsun. Kendi dilinde konuşmaya başlıyorsun :)


 Babanda seninle oynarken, çocukla çocuk oluyor tabirine uygun oynadığı için gayet mutlu zaman geçiriyorsunuz.

 Ama son zamanlarda babana olan düşkünlüğün arttı. Gün içerisinde babanın iş yerine gidiyoruz. Çok seviniyorsun. Yediğin ne olursa olsun babana da veriyorsun. Bazen babanı taklit ettiğini düşünüyorum. Tam olarak meydana çıkmadı ama zamanla herkesin göreceğini biliyorum.

25 Eylül 2014 Perşembe

Bir Alışveriş Macerası

Kipa'ya alışverişe gittik geçen gün. Şu alışveriş arabalarına binmeye bayılıyorsun. Akülü arabadan olsa gerek :)

Alışverişimiz bittikten sonra arabaya doğru giderken bu minik ve sevimli kediyle karşılaştık.


Senin arabana atladı hemen. Sen zaten kedileri çok seviyorsun. Gayet mutlu mesut bir alışveriş sonu ve bu sonun çok güzel kareleri oldu :) 




20 Eylül 2014 Cumartesi

At Sevdası

Hayvan sevgini burada yazarak anlatamam sanıyorum ki! Dış görünüş olarak ne kadar babana benzemiş olsan da bu huyun bana benziyor :) Gerçek ya da oyuncak hiç fark etmiyor. Tüm hayvanlara karşı aşırı sempatin var. Dedenin köpeği Dayı için orada kaldığımız tam 1 ay boyunca delirdin resmen. Bu arada Dayı'ya Dıyaaa diyorsun :) 



Hala sabahları kalktığımızda o güzel gözlerini kocaman açıp, dudaklarını öne çıkararak "Dıyaaa" diye bağırıyorsun. Ama maalesef  Dıya burada yok.
Dedenin bahçesine her gittiğimizde tavukların yanına "tık tık tık" diyerek gidiyorsun. Sanki tavukları kucaklayacaksın. Tel örgülerin oraya gelince biraz korkarak biraz cesaretlenerek elini tavuklara uzatıyorsun :)



Gel gelelim at sevdan başka. Evdeki oyuncak atına biniyorsun. Dıgıdık dıgıdık sesleriyle gayet ciddi bir modda yada aşırı gülerek uzun süre atın üstünde oturuyorsun. Biraz daha büyüdüğünde seni binicilik kursuna göndereceğim mutlaka minik kurbağam :)



18 Eylül 2014 Perşembe

Adım Çöreği Yapmazsak Olmaz :)

Yürümeye başladığın için bir Trakya geleneği olan Adım Çöreğini yaptık minik kurbağam.Anneannen ve Reyhan Teyzen çöreklerini yaptı. Çöreğin içindeki para dedene çıktı :) Hediyeyi deden alacak. (adım çöreği hikayesini detaylı öğrenmek isteyenler içimdengeldi bloguma  bakabilir.) Artık hızla büyüyorsun. Takip etmekte zorlanıyorum :)